Kısaca
Aile içi şiddete uğrayan ya da şiddet tehlikesi altında olan kişi, 6284 sayılı Kanun kapsamında kolluğa, Cumhuriyet başsavcılığına veya aile mahkemesine başvurarak koruma kararı isteyebilir. Tedbir kararı verilmesi için şiddetin delil veya belgeyle ispatı aranmaz (m. 8/3). Kararlar bir defada en fazla altı ay için verilir ve gerekirse uzatılır; karara aykırı davranan kişi hakkında zorlama hapsine hükmedilir.
Acil durumda ilk adım
Hayati tehlike varsa önce 112 aranmalıdır. Kadın ve aile destek hattı olarak ALO 183 ile Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) de başvuru ve yönlendirme için kullanılabilir. Kolluk, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bazı tedbirleri kendisi alabilir ve durumu derhal ilgili makama bildirir.
Hangi tedbirlere karar verilebilir
Aile mahkemesi hakimi, şiddet uygulayan ya da uygulama tehlikesi bulunan kişi hakkında (m. 5):
- Şiddet mağduruna yönelik tehdit, hakaret ve aşağılayıcı davranışlarda bulunmaması
- Ortak konuttan derhal uzaklaştırılması ve konutun korunan kişiye tahsisi
- Korunan kişiye, konutuna, okuluna ve işyerine yaklaşmaması
- Korunan kişiyle iletişim araçlarıyla rahatsız edici şekilde iletişim kurmaması
- Silahlarını kolluğa teslim etmesi
- Çocuklarla kişisel ilişkinin gözetim altında kurulması ya da sınırlandırılması
Korunan kişi için de işyeri değişikliği, geçici koruma, barınma yeri sağlanması ve gerekirse kimlik bilgilerinin gizlenmesi gibi koruyucu tedbirler alınabilir (m. 4).
Delil gerekir mi
Hayır. Kanun, tedbir kararı verilmesi için şiddetin delil veya belgeyle ispatını aramaz (m. 8/3). Başvurunun ardından karar genellikle gecikmeksizin verilir. Bu tedbir kararı, boşanma davasındaki kusur değerlendirmesinden bağımsızdır; boşanma davasında şiddet iddiası ayrıca ispat edilmelidir.
Kararın süresi ve ihlali
- Tedbir kararları bir defada en fazla altı ay için verilir; şiddet tehlikesi devam ediyorsa talep üzerine veya resen uzatılabilir (m. 8/1).
- Karara aykırı davranan kişi hakkında hakim, üç günden on güne kadar zorlama hapsine karar verir (m. 13).
- Aykırılığın tekrarı halinde zorlama hapsinin süresi on beş günden otuz güne kadardır; toplam süre altı ayı geçemez.
Koruma kararı ve boşanma davası
Koruma kararı almak için boşanma davası açmak gerekmez; iki süreç birbirinden bağımsızdır. Bununla birlikte şiddet, boşanma davasında hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162) ya da evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle ağır kusur olarak ileri sürülebilir. Boşanma davası sırasında da hakim, eşlerin barınması ve güvenliği için geçici önlemler alabilir (TMK m. 169).
Sık sorulan sorular
Şiddet gören kişi veya şiddete tanık olan herhangi biri; aile mahkemesine, Cumhuriyet başsavcılığına, polise, jandarmaya ya da Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi'ne sözlü veya yazılı başvurabilir. 6284 sayılı Kanun'a göre koruyucu tedbir için delil veya belge sunulması şart değildir; karar gecikmeksizin verilir.
Evet. Eşin hayatına kast edilmesi veya eşe pek kötü ya da onur kırıcı davranılması özel boşanma sebebidir (TMK m. 162). Şiddet, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılan davada da ağır kusur olarak değerlendirilir ve manevi tazminat talebini güçlendirir.
Hayır. Başvuru kolluğa, savcılığa veya aile mahkemesine doğrudan yapılabilir. Boşanma, velayet ve tazminat taleplerinin birlikte planlanması gerekiyorsa hukuki destek almak faydalı olur.
Kanun delil aramadığı için karar genellikle başvurudan kısa süre sonra verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri bazı tedbirleri kendisi alabilir.
Evet. Şiddet uygulayan kişinin ortak konuttan uzaklaştırılmasına, konutun mülkiyeti kimde olursa olsun karar verilebilir.
Şiddet tehlikesi devam ediyorsa süre dolmadan uzatma talep edilmelidir. Mahkeme durumu değerlendirerek kararı uzatabilir.

Bu sayfa, Eskişehir'de boşanma davalarına bakan Av. Tunahan Gök tarafından Türk Medeni Kanunu ve güncel Yargıtay uygulaması esas alınarak hazırlandı. Av. Tunahan Gök, Eskişehir Barosu'na kayıtlıdır; Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Hakkında
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; her dosyanın koşulları farklıdır ve somut durum için hukuki değerlendirme gerekir.